Tekirdağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tekirdağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Mart 09, 2008

Meşhur Köfteci Özcanlar

Tekirdağ köftesini en iyi kim yapar diye soruşturdum, Tekirdağlılar’a, esnafa hatta Tekirdağlı başka restoran sahiplerine bile sordum. “Meşhur Tekirdağ Köftecisi” ünvanını kendine yakıştıran birçok köfteci olmakla birlikte yaptığım araşırmaya göre anlaşılan bunu en çok hak eden Özcanlar. Ve tabii Özcanlar ile tanışmaya, köftesini denemeye gittim. Özcanlar köftecisi, Arif Özcan ve abisi İsmail Özcan tarafından yönetiliyor. Sohbetimi de Arif bey ile yaptım. 1953’den bu yana hizmet veren bu köftecinin temeli enişteleri Hacıköy’lü Hüseyin Ağa’ya dayanıyormuş. Hüseyin Ağa mesleğe 1910’da başlamış. Ancak Arif bey Tekirdağ köftesinin 1800’lerden bu yana var olduğunu da belirtiyor. Tekirdağ’da 3 ayrı dükkanda hizmet veriyorlar, biz en eskisi olana gittik. Ziyaretim sırasında bana eşlik eden arkadaşlarımla birlikte, önce kendimize birer tereyağlı mercimek çorbası söyledik. Çorba, üstü kızarmış tereyağlı, kıvamı yerinde bir çorba idi, kesinlikle benzerlerinin üstünde not alır. Köftelerimizi beklerken önden piyazımız ve ayranımız geldi. Ayran kendi yapımları, özel büyük boy şişesinde geliyor. Kesinlikle harika, tuzu da tam kıvamında!Ve sonra köfteleriniz geldi, ilk önce bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz çünkü tabakta 5 küçük köfte duruyor ancak garson açıklamayı hemen yapıyor. Köftelerinizin tabağınızda soğumaması için 2 turda servis ediliyorlar. Köftelerin dışı kızarmış içi ise yumuşak tipik Tekirdağ köftesi kıvamında, bazılarının lastik gibi diye tanımlayacağı yumuşaklıkta. Ancak bu elastikiyet kesinlikle negatif anlaşılmamalı, son derece leziz köfteler, ününü hakediyor. Köfteler ile birlikte masaya kızarmış ekmek tabağı geliyor. Ekmekler köfte yağına batırılarak kızartılmışlar, yemeye doyamıyorsunuz.Arif bey, Tekirdağ köftesinin kökeninin Rumeli’ye dayandığını söylüyor. Köfteyi dana kıyması, bayat ekmek, soğan, sarımsak, tuz, karabiber, kimyon, ve kabartma tuzu kullanılarak hazırlıyorlarmış.
Köftenin ardından tatlı olarak fırında sütlaç ve dondurmalı peynir helvası söyledik. İkisi de güzel idi. Peynir helvası 1 gün beklemiş tuzsuz peynir, yumurta sarısı, irmik ve şeker ile yapılıyormuş.Peynir helvasını Tekirdağ’nın yanısıra Çanakkale ve Gelibolu’da da bulabilirsiniz. Biz gezimiz esnasında her 3 şehirde de tattık, herkesin beğenisi farklı oldu. Ama benim tercihim Gelibolu’nun helvası oldu. Pütürlü formu ile peynir yediğinizi daha iyi hissettiriyor bu helva. Tekirdağ’a kadar gelmişken yola devam ederseniz Gelibolu’da taze balık yiyebilir, ardından kent merkezindeki peynir helvası dükkanlarından birinde bu yörenin helvasını tadabilirsiniz. Hatta dönmeden önce yanınızda götürmek üzere nostaljik Alaaddin balık konservelerinden de alabilirsiniz.

Cumartesi, Şubat 09, 2008

Serinoğulları Dinlenme Tesisi

İstanbul’dan Saros körfezine scuba için giden dalgıçların yıllardır vazgeçilmez mekanı Serinoğulları Dinlenme Tesisi, yenilenen dekorasyonu ve değişmeyen lezzetli yemekleri ile hizmete devam ediyor. Haftasonu dalışları için Saros’a giden dalgıçların adeti burayı bir buluşma noktası olarak kullanmak, Cumartesi sabahı gidiş yolunda kahvaltı Pazar dönüşte ise akşam yemeği için buraya uğramaktır. Hatta bir zamanlar burada satılan Metaxa’ları (Yunan konyağı) dalış sonrası dönüş ödülü olarak almak da adettenmiş. Sabah kahvaltısı için buraya uğramışsanız Ezogelin çorbasını denemenizi öneririm. Kemik suyu ile pişirilen bu çorba sabahın erken saatlerinde içinizi ısıtacak. Öğlen ya da akşam saatlerinde buraya uğrarsanız tabiiki buranın klasiği Tekirdağ köftesinden yemelisiniz. Köftelerini Trakya yöresine ait erkek dana etinden yapıyorlar. Dananın bonfile ve biftek bölümleri hariç tüm etlerini kıyma hamurunda kullanıyorlar. Köftede ekmek içi, kimyon, kekik, karabiber ve az miktarda karbonat kullanılıyor. Köftenin elastiki yapısı etin cinsinden ve karbonatdan kaynaklanyormuş. Köftede irmik genelde kullanılmıyor anca bazen et fazla yağlı ise bir miktar kullanıldığı oluyormuş. Köftenin yanı sıra kuzu tandırları da yenilebilir. Ama asıl masadan eksiz edilmemesi gerekenler tabii ki piyaz ve de tam ağzınıza layık olan yoğurtları. Yoğurtları özel, koyun ve inek sütünden hazırlanıyor. Sütler yakınlardaki Gazioğlu köyünden geliyormuş. Yemeğinizin ardından yola devam etmeden önce lezzetli Türk kahvelerinden de içebilirsiniz. 1989’dan bu yana Tekirdağ’ın Malkara’ya yönüne doğru çıkışında faaliyet gösteren Serinoğulları, Mustafa, Orhan ve Ali Serin kardeşlere ait. Burasının yanısıra Tekirdağ’da 2 lokantaları daha var. Ali Serin, kalite, hizmet ve temizliğin kendileri için en önemli unsurlar olduğunu söylüyor. Dalgıçlar arasındaki ünlerini de leziz yemeklerin yanısıra uygun fiyatlar ve temiz tuvaletleri sayesinde kazanmışlar.

Daha Büyük Haritayı Görüntüle
Serinoğulları’nı keşfetmemi sağlayan arkadaşım Berk Dinçmen’e teşekkür ederim.

Eğer yolunuz bu taraflara düştüyse Gelibolu tarihi yarım adasını ziyaret etmenizi, eğer ihtiyacınız olursa Özlem Gündüz ve Eric Goossens çiftine ait Gelibolu Evleri adlı butik otelde konaklamanızı tavsiye ederim.