İlçe bu ününü Kazımpaşa köftesinin yaratıcısı Ethem Kurcan’a borçlu. Kurcan Kasap ve Köfte Salonu’nun sahibi Ethem Usta İstanbul Pendik’te işçilik yaparken, çalıştığı fabrika kapanınca memleketine ve baba mesleği kasaplığa dönmüş. 1977 yılında kasap dükkanının önüne bir mangal koyması ile köftecilik macerası başlamış. 1980 yılında da kasap dükkanı tam olarak köfteciye dönmüş.



Ancak Ethem Usta baba mesleğini de elden bırakmamış, köfte salonunun giriş kısmında bulunan tezgahta halen kasaplık bir yandan devam ediyor.

Köftede sadece dana eti kullanıyorlar. Eti daha yağlı hale getirmek için %10 oranında koyun eti de karıştırılabilirmiş ancak Ethem Usta tercih etmiyormuş. Köfteyi dinlendirmiyorlar, baharatlı bir köfte olduğu için taze olarak tüketilmesi gerekiyormuş. Köfte hamurunda baharat olarak karabiber, kırmızı biber, kimyon, tuz, soğan, az miktarda ekmek içi ve etin kendi yağı bulunuyor.

Burada 1 porsiyonda 6 adet köfte bulunuyor ancak köfteler 3’er adet şeklinde servis ediliyor. Bu sayede köftelerin tabakta beklemesi ve soğuması engelleniyor. Herşey ağız tadınız için düşünülmüş!

Köfteniz ile birlikte mangalda pişmiş biber ve mis gibi kokulu kırmızı domatesler tabağınıza pek yakışıyor.

Köftenin yanısıra kendi üretimleri baharatlı sucuğunun da tadına mutlaka bakın, heryerde bulamayacağınız bir lezzet ile tanışacaksınız.

Tabii bunlara ek olarak piyazınızı ve mis kokulu ekmeği de masanızda eksik etmemeniz faydalı olur.


Ancak sipariş vermeniz gereken asıl şey Ethem Usta’nın eşinin kendi yaptığı toprak kaselerde servis edilen harika yoğurt. Yoğurt kasesini ters çevirseniz kesinlikle dökülmeyeceğini göreceksiniz. Yoğurdun bu kadar koyu ve bir o kadar da lezzetli olmasının sebebi dana sütü ile birlikte manda sütününde kullanılması. Önceki yıllara göre manda sütü daha nadir bulunduğu için eskiye oranla daha az oranda manda sütü kullanılıyormuş ama yine de diğer yoğurtlardan farkını kesinlikle hissediyorsunuz. Yoğurtta süt tozu ve benzeri katkı maddeleri kesinlikle kullanılmıyormuş, yoğurt mayası bir şırınga vasıtası ile tek tek her kaseye katılıyormuş.

Yemeğinizi lezzetli Revani tatlısı ile sonlandırabilirsiniz.

Adapazarına gitmişken Sapanca’ya uğrayabilir göl kıyısında ya da Maşukiye tepelerinde güzel bir yürüyüş ile haftasonunuzu renklendirebilirsiniz.
