Pazartesi, Nisan 23, 2007

Dağ Restaurant

İstanbul Kilyos’ta Gümüşdere plajına giderseniz midenizi bayram ettirebileceğiniz bir yer var, Dağ Restaurant. Mekân, Uskumru Köyünde Burç Beach’e gelmeden hemen önce yolun sağında. Sahibi Sarıyerli Reha Şensu, burayı 1974’de kurmuş halen bir aile işletmesi olarak devam ediyor. Dağ Restaurant’ın köftesi, kızarmış patatesi, pirzolası, patlıcan tavası, çoban salatası çok leziz. Köfte ve patates kızartması menünün spesiyalleri.
Reha bey köfteyi kendisi yapıyor makine ile üretim yok, köftenin başrol oyuncusu kıymadır diyor. Köftesine pabuç köfte diyor pabuç gibi iri olduğu için :) Yanında garnitür olarak sadece kızarmış biber geliyor, başka lezzete gerek yok diyor Reha bey. Köftenin soğumaması için 10 kişi de gelseniz 1 tabakta servis ediyorlar bu sayede köfteler birada daha geç soğuyorlarmış. Lezzetin sırrı malzemede ucuza kaçmaması, 1.sınıf kıyma kullanması, etini her zaman Sarıyer’deki kasap Vehbi’den alıyormuş.
Köftenizi bıçakla kestiğinizde lezzetli bir su bırakıyor, bunun sırrı Reha beye ait! Kuzu-dana karışık et kullanıyor. Kıymada dörtte bir oranında döş eti (kaburganın gömleği sıyrılarak hazırlanıyor) ile etin butunu karıştırıyorlar. Kıymada etin yumuşak yerlerini tercih etmek gerekirmiş ancak sırf döş kullanılırsa kıyma fazla yumuşak olurmuş. Reha bey bir de ilginç bir hipotezi var, hayvanlar genelde sağ taraflarına yattıkları için sol but tercihi ediyormuş. Kıymaya karabiber, yenibahar, çok az kimyon, çok az kurumuş ekmek, soğan suyu, yumurta koyuyor. Baharat etin kan kokusunu alıyormuş. Maydanoz kullanmıyor çünkü köfte beklediği zaman maydanoz koku yaparmış.

Patates de harika, ev usulü. Her zaman Afyon yöresinden Akria tipi patates kullanıyormuş. Baharda ve yazın bahçede oturmanın keyfi başka oluyor. Mekânın düzenli gelen devamlı müşterileri var, resmiyetin olmadığı bir yer, herkes rahat. Bizde dostlarım Sibel-Haluk Sicimoğlu ve tatlı Ayşesu ile birlikte güzel bir Pazar günü geçirdik burada. Reha bey kuş beslemeye meraklı. Restoranın kışlık kısmında Saka, Flürya kuşlarının cıvıltısı ile yemeğinizi yiyiyorsunuz.
İşi büyütmeyi istememiş, Rum işadamı olan bir müşterisi “Bir işte tam muvaffak olmadan başka bir işe atlamamasını tavsiye etmiş” o da var olan restoranını en iyi şekilde yürütmek için çabalamayı tercih etmiş, iyi de yapmış.

6 yorum:

Murat Dayı dedi ki...

Dağ Restaurantın sadece köftesi değil,tüm etleri muhteşem...
zaten etini aldığı kasap istanbulun en özenli,en temiz kasabıdır zannımca.Ameliyathane sanabilir,kasap oldugunu bilmeden girenler.
Afiyet olsun :)

Hakkı Dayı dedi ki...

Bu durumda Sarıyerli Kasap Vehbi'yi ziyaret etmek farz oldu :)

ebruli pastalar dedi ki...

Hakkı Bey,
Kasap Vehbi'den ben de devamlı alışveriş yaparım. Murat Dayı'nın saptaması çok doğru, Kasap Vehbi'de tertemiz beyaz önlükler giymiş kişiler tarafından karşılanırsınız. İnsanın dükkana girerken galoş giyesi gelir:) Etin kalitesi çok iyidir.
Afiyet olsun:

Hakkı Dayı dedi ki...

Sarıyer bana uzak ama bundan böyle sanırım et almaya taa oralara gideceğiz :)

Adsız dedi ki...

Geçenlerde hafta içi bir arkadaşımla birlikte Maslaktaki ofisimizden yola koyularak Dağ Restaurant'a vardık. En son 3-4 sene evvel gitmiş olduğumdan dolayı hem açık olup olmadıklarını kontrol etmek hem de adresi teyit etmek için aradım. Telefona çıkan bey'in geleceğiz değil mi inşallah demesinden kuşkulanmam gerekirdi fakat en son gittiğimde çok memnun kaldığım için hafta içi olmasına rağmen şansımı denemeye karar verdim.
Arkadaşıma yol boyu bu lokantada ne kadar lezzetli köftelerin olduğundan, etlerin özel bir ksaptan temin edildiğinden, ambiansdan,ailesiyle de rahatça gelebileceğinden söz ettim.
Vardığımızda telefonda konuştuğum kişi (şef garson) bizi karşıladı, içeriye girdiğimizde ilk gözüme çarpan en son geldiğimden bu yana mekanın ne kadar bakımsızlaştığı oldu. Masa örtüleri delik, deşik ve ortama bir küf kokusu hakim olmuştu. Bir elektrikli ısıtıcı ile ısıtılmaya çalışılan lokantada bizimle birlikte sadece iki müşteri olduğunu anladığımda şefin telefonda ne demek istediğini daha iyi anladım. Belli ki hafta içi kimsenin yolu buraya düşmüyordu oysa ki bana Zekeriyaköy ve civar yerleşim merkezlerinden buraya yıl boyu talep olduğu söylenmişti. Tüm bu olumsuzlukları görmezden gelerek siparişimiz verdik ve en azından iyi bir yemeğin bize ortamla ilgili intibalarımızı unutturacağını düşündük. Ne kadarda yanılmışız. Bbuzdolabında beklemis oldugu hemen anlaşılan salatadan sonra patlıcan ve biber kızartma geldi yanında getirilen yoğurt bakkal yoğurdundan da vasattı.Patates kızartmaların çoğu pişmemiş ve çiğ geldi, mecburen aradan ince dilimleri yemek zorunda kaldık. Yorum yaptığımızda şef gayet duygusuz bir ifade ile yüzüzüme bakmakta ve hem sizin yüzünüzden kapatıp eve gidemedim hem de önünüze konanı beğenmiyorsunuz der gibi idi.
Köfteler ise gayet kuru ve en son geldiğimde tattığım lezzetten çok uzak idi. Birer duble rakı içtik ve hesabı istedik. Esas şoku 130TL hesap gelince yaşadık. Şehirde bu fiyata bundan çok daha iyi yemek yiyebileceğimizi söylediğimizde ise şef pişkin bir şekilde 3 yıldır aynı fiyatları uyguladıklarını ve üzgün olduğunu söyledi. Bizde o halde (en az)3 yıl sonra uğrayacağımızı söyleyerek büyük bir hayal kırıklığı ile ayrıldık. Bir daha asla gitmem ve kimseye tavsiye etmem. Yazık olmuş zira 3-4 sene evvel yazın burayı bilen dostlarla çok keyifli yemek yemiştik. Bizden istenilen hesap sanırım tüm akşamın cirosu idi, yediğimizden gördüğümüzden bir şey anlasak içimiz yanmayacak zaten o kadar yolu gelmeyi göze almışız ama br de kötü bir atmosferde, özensiz bir yemek yiyip küstahça bir muamele ile karşılaşınca insanın ağrına gidiyor. Tek kelime ile hayal kırıklığı.

Sinan Y dedi ki...

Dağ Restaurant 2011 yılı itibari ile işletmemizden alışveriş yapmamaktadır, bilginize...
Kasap Vehbi
Sinan Yücel