Cumartesi, Eylül 05, 2009

Yorgo Kasap Restaurant

Kuzey Kıbrıs’ın kuzey batısında oldukça ilginç bir köy var. Arapça ismi Kour, Rumca ismi Kormakitis olan Koruçam köyü. Köyün diğer Türkçe isimleri ise Korucan ve Kormacit imiş. Adanın Müslüman Türk ve Ortodoks Rum halkından farklı olarak bu köyün sakinleri Lübnan kökenli, katolik Maronit’lerden oluşuyor.

Daha Büyük Haritayı Görüntüle

Köyün meşhur bir de restoranı var, Yorgo Kasap Restaurant. Georgios Skoulou ile eşi Maria Skoulou ve kızları Hristina Skoulou tarafından işletilen restoran çok lezzetli mezeleri ve etleri ile meşhur.


Maria hanım bizzat kendisi kasaplık yapıyor, etleri büyük satırı ile doğruyor. Etkileyici bir manzara! video

Soğuk mezeler az ama öz. Pancar turşusu, kerevizli karışık turşu tabağı, kuru cacık (Rum usulü), tahinli yoğurt tarama ve zeytin.Hepsi birbirinden lezzetli.


Zeytin tam benim sevdiğim gibi kırma, gök yeşil zeytin. Çoğu insan bu tür zeytini tatsız, acı bulur, etli siyah ya da yeşil zeytinleri tercih eder ama benim favorim budur. Yanında deri peyniri (bazı yörelerde çökelek diye de geçer) ve ceviz ile bu zeytinin tadına doyum olmaz.
Masaya gelen salata alıştığımızdan farklı bir tatda. Bunun sebebi içine koydukları kişniş (coriander). Herkesin damak tadına hitap etmese de ben sevdim, insanın iştahını açtığını düşünüyorum ya da zaten iştahlı olduğumdan bu kendime uydurduğum bir bahane :)
Ara sıcaklardan ev yapımı Hellim peyniri harika, ızgarada kızarmış Hellim’i soğutmadan yemelisiniz, soğuyunca tadı kaçıyor.

Yine ev yapımı sucuk bence leziz ama herkese hitap etmeyebilir. Market sucuklarına alışmış kişilere farklı, biraz ağır gelebilir. Sucuk dana etinden yapılmış, içinde bolca kırmızı ve siyak biber ile sarımsak içeriyor.

Fırınlanmış mantar çok albenili görünüyor ama kültür mantarı olması nedeniyle çok özel değil, yemezseniz çok birşey kaçırmazsınız.

Ana yemek olarak kuzu pirzola masanın vazgeçilmezi. Kendi yetiştirdikleri kuzuların etleri yumuşak ve mis kokulu. Doya doya yiyebilirsiniz.

Kıbrıs’ta çok sevilen fırın kebabını burada da bulabiliyorsunuz. Bu kebap kuzu eti ve patatesin folyo kağıdına sarılarak toprak fırında pişirilmesi ile hazırlanıyor. Bana göre Türkiye’de ki fırın kebaplarından tek farkı yanında yediğiniz çok lezzetli özel Kıbrıs patatesi.

Karanfilli, yaş ceviz tatlısı göbeğinizin mutlaka şişeceği bu tecrübenin ardından hafif bir final oluyor.

Bana bir blog yazma fikrini aşıladığı için Elif Yalçınkaya Kariş'e ve de bu lezzet dolu mekanla tanıştırdıkları için Zeynep, Kuzey, Elif ve Yiğit Kariş ailesine teşekkürler :)


12 yorum:

Serkan dedi ki...

Buraya gittim ben, süper bi yer. akşam gittiğimiz için Maria'nın yeri diye aklımızda kalmıştı. Kesinlikle tavsiye ederim. Kıbrıs'a tekrar gittiğimde mutlaka gitmek istediğim ilk yer.

Hakkı Arıkan dedi ki...

Doğru Maria'nın yeri diye de anılıyor, Maria hanım tezgahın başına geçince ismi de domine etmiş belli ki restoranı :)

Ferdi Şemsettin dedi ki...

Eline sağlık Hakkı, çok güzel bir yazı olmuş. Bir sonraki Kıbrıs ziyaretinde mutlaka haber ver, çok beğeneceğine inandığım bir iki yere birlikte gideriz.

Hakkı Arıkan dedi ki...

Ferdi baba, biraz tüyo versene nerelermiş bu 2 yer, belki gelişimi hızlandırırsın :)

uğur dedi ki...

gitmek lazım

ufuk dedi ki...

1985 de kıbrıs'ta idim.bu tatlardan çogunu biliyorum gerçekten nefisdi.....inşallah yeniden gitmek kısmet olur;)

DİLEK dedi ki...

İki yıl önce Kıbrıs tatilinde tavsiye üzerine;Yorgo kasap restauranta gitmiştim.evet yemekler çok güzeldi ama güzel olan birşey daha vardı,EV YAPIMI KIRMIZI ŞARAP.keşke İstanbulda da restaurantınız olsa...

Hakkı Arıkan dedi ki...

istanbulda olsa süper olurdu valla :)

salahi dedi ki...

Merhaba ben Salahi , Kıbrıstan.

Maria bizim arkadaşımızdır. Yanıldığınız konu ise, Maria mekan sahibinin Kızıdır ama işletmeyi şuan o yapmaktadır... Ayrıca KORUCAN değil Koruçam bölgesindedir. Bu insanlar zamanında Lübnanlıymışlar ve sonradan buraya gelip kaynamışlar. Çok doğal ve şeker insanlar, kimseye bir zararları olmadığı gibi milletimizide çok sevip benimsemişler, insanlara barışın nekadar güzel birşey olabileceğini hatırlatıyorlar.

Seyhun dedi ki...

Merhabalar,
Benim de kibrisi sevmeme neden olan yer bu koy ve tabiiki yorgo kasap.
Evet mekanin sahibinin degil kizinin adi maria.
Finalde farkli yorumuyla birde turk kahvesi icmeyi unutmayin.
Nefis bir blog,takip edecegim sizi.

Begul Anar dedi ki...

cratosla arasında ciddi bir mesafe var ve giderken bu kadar yol gidilirmi diye hayıflanıyorduk. dönerken aynı yol nedense çok çabuk geçti. geçen hafta gittiğim ve bayıldığım lezzetleri olan yer yorgo nun kasap restoranı. Maria servisi yapan ve işleten kişi yani kızları, kendisiyle arkadaş olduk ve oradada söylediğim tek şey şuydu 'herşey mükemmel'. bundan sonra ben gidince onu o ankarayageldiğinde beni ziyaret edicek, gerçi onlarınki kadar doğal insanların olduğu biryeri burada bulmak biraz zor ama. kıbrısın neresine giderseniz gidin mutlaka keyifle yemek içmek için ziyaret edin.

COŞAR İSKENDER dedi ki...

GEÇEN HAFTA ORADAYDIM,MARİA MÜTHİŞ,İÇTEN, SAMİMİ, KENDİ İÇ GÜZELLİĞİ RAKI'YADA YANSIMIŞ..FAKAT GİDEN BAZI MİSAFİRLER RAKIYI FAZLA KAÇIRINCA, İSİMLERİ KARIŞTIDILAR.. BABA:YORGO,ANNE:KRİSTİNA,KIZI:MARİA