
Aslen Bursa’nın meşhur Cumalıkızık köyünden olan Burhan Uludağ, 1956’da Ankara Denizciler caddesinde ilk lokantasını açar. O günlerden bugünlere Ankara’da 3 ve İstanbul’da 2 lokanta ile ulaşırlar.
Uludağ Et, 1985 yılında İstanbul’daki ilk lokantasını bu yazıda fotoğraflarını göreceğiniz Florya’da açar. Bu şubenin önemli bir özelliği Florya’da ki Atatürk köşkünün hemen yanında bulunmasıdır. Burada yemeğinizi bu güzel köşkün ve denizin manzarası ile birlikte yersiniz.


Lokantanın Özel Uludağ kebabı, köfte çeşitleri, şiş kebaplar ve diğer ızgara et çeşitleri ile son derece geniş bir menüsü var. Başlangıç olarak sunulan sıcak lavaş, tereyağı, peynir ve ceviz açlığınızı bastırmaya birebir. Salatalar tazemi taze.



Benim favorim olan Uludağ kebabı, Bursa İskender kebabın bir versiyonu. Bu Kebabı Uludağ kendi formülü ile hazırlıyor ve bu sebeple ismine de İskender kebap demiyor. Etler Trakya, Gönen ve Afyon yöresinden geliyor. Etin her kısmı kullanılmıyor, mutlaka sinirleri alınıyor. Kebabın sosu, tereyağı tam kıvamında, tadına doyum olmuyor.

Diğer bir spesiyal olan Uludağ köfte ise özel katkı ile hazırlanan İnegöl usulü, yumuşak, yemesi kolay bir köfte. Yanında sunulan patates püresi ile tipik İnegöl köftelerinden farklılaşıyor. Köftede kuzu ve dana eti birlikte kullanılıyor.

Yemek sonrasında da kum ocağında pişirilen Türk kahvesini mutlaka içmenizi tavsiye ederim.
Uludağ'ın yemeklerinin dışında temel en beğendiğim özelliği müşteri memnuniyetine verdikleri önem ve başarılı servisleri. Burada ki personelin çok iyi eğitilmiş olduğu hemen göze çarpıyor. Lokantaya ilk girişinizdeki karşılama, servis sırasında garsonlar arasındaki görev dağılımı son derece profesyonelce işliyor. Masaların, tuvaletlerin temizliği dikkat çekici. Gönlünüz rahat ailece yemeğinizi burada yiyebilirsiniz.


Uludağ o kadar kurumsallaşmış ki kendi periyodik dergisini bile çıkarmaya başlamış.